ah garanti bankasi ah…

29.11.10

Su garanti bankasi iyi ama gitti bonus card diye bise cikardi yillar once. Sonra gitti reklamlarinda kivircik kafali insanlari oynatti. Gerci peruk onlar ama neyse. :P O gunden bu gune turkiyede birinin kafasi en ufak bi kivircik olsun ona bonus diyolar. Hayir ben bundan sikayetci degilim aslinda. Bonus olmak iyidir. Ben seviyorum. :) Ama sorun su sekilde:

Birisi seni gordugu zaman su espriyi yapiyor aklima asagidaki vidyo geliyor. :)

“-Senin reklamlar ne zaman cikiyor?
  -Ne reklami?
  -Bonus reklami..”

Bu olay oldu ve kusasim geldi. Ve direk bu aklima geldi o anda:

odul muymus neymis?

28.11.10

Bir İnce Ses odul vermis bana. Oncelikle cok tesekkur ederim. Ne demek tam anlamis degilim ama benim de odul vermem gerekiyor simdi. :) Hatta odul verdiklerimin de bir blog post yazip bazi kisilere odul vermesi gerekiyor. O yazida ise odul verdiklerinin bir blog post yazip bazi baska kisilere odul vermeleri ve yazilarinda odul verdikleri kisilere baskalarina odul vermelerinin gerektigini soylemeleri gerekiyor. Yani sanirim boyle bise.

Simdi gecelim odullere. :) Okumaktan en cok hoslandigim bloglari yaziyorum buraya. Gerci bunlar genelde sag taraftaki “okunasi” kisminda var ama yazalim yine de: :D

çok koştuk çok yorulduk (veysi cok begeniyorum ama daha cok yazman lazim.)

!!!ıVıR ZıVıR eNSTiTüSü!!! (cok sevdim ki ben bu blogu)

...Bİ DOST... (mahallenizin dostu bi inektir kendisi. super kahraman gibi bise)

AKIGOR.COM (askere gitti yazamadi. geldi hala yazmiyor. yazsa da okusak. moodart kismi cok iyidir.)

Bir İnce Ses (geri pas yapiyorum sana. :) )

Bir haspamın günlüğü... (guzel yazardi ama artik yazmiyor.)

Simdi eger siz de yazarsaniz boyle bise 1 hafta icinde basiniza cok guzel birsey gelicek. Eger yazmazsaniz Fatih Urek amcaniz ruyanizda opsun sizi.

black pencil

23.11.10

Az once Black Pencil diye bir konserden ciktim. Hayatimda boyle birsey gormedim ben. Bir daha da gorur muyum bilmiyorum. Smile Eger Black Pencil diye bir konser monser gorurseniz duyarsaniz kacirmayin derim. Istanbul 2010 Kultur Baskenti kapsaminda geziyorlar sanirim Istanbul’u bu aralar.

Seruven Mehmet Siyah Kalem diye bir kisiyle basliyor. Wikipedi’de yazdigina gore Ustad Mehmet Siyah Kalem’in yasami ve kimligi bilinmiyor. Tarih kaynaklarinda adi yok. Sadece ustunde adi olan minyaturler bulunmus. Solda konserde de gecen bir minyaturu koyuyorum.

Bu minyaturlerden esinlenerek bir proje gerceklestirmek istemisler. Gordugum kadariyla hep Hollanda kokenli sanatcilar. Muzisyenler arasinda 2 turk var. Digerleri yabanci. Parcalari yazanlar ise turk. Sadece biri Endonezyali.

Konsere girdim. Kagitta bunlari gorunce zaten bi acayip oldum. Sahnedeki enstrumanlar da cok acayipti. En basindan konserin ilginc olacagi belliydi zaten.

Blokflut calan bi eleman var. Ismi Jorge ISAAC’mis. Bi kere o bence deli. Konser genelinde 3-4 tane blokflut caldi. Bildigimiz ilkokulda caldigimiz flutler gibi ama boy boy. Bir tanesi avuc ayasi kadardi resmen. Incecik bi sesi vardi.

Bu yukarda gordugunuz ise aslinda bir flut. Genelde bunu caliyor zaten. Iki koluyla sariyor aleti. Agziyla da yapisiyor. Sanki bir kadinla opusuyor mubarek. Ha bi de agziyla da sesler cikariyor. Acayip acayip seyler. Zaten konserde bole bi mistik hava var. Icimden diyorum ki “Nan bunlar Mehmet Siyah Kalem’in ruhunu mu cagiriyorlar?” :) Sonra bi basladi bu eleman “ben mehmet” diye fisildamaya. Aha dedim Mehmet’in ruhu geldi. :)

Ha bi de arkada projeksiyonda yansiyan vidyo tarzi bise hazirlanmis. O da piskopatti resmen. Anlatilmaz yasanir.

Ilginc bi deneyim oldu. Cok da iyi oldu cok da guzel iyi oldu. Haydi hayirri isler.

sonsuz odali otel

21.11.10

Gecen evde ders calisalim dedik topluca. Ben odamda oldugumda calisamiyorum. Beni engelleyen birsuru sey var. En basitinden bilgisayar. Daha birsuru sey var ama odami teshir etmeyeyim simdi burda. Smile with tongue out

Neyse iste. Salonda calisalim dedik. Yine calistik baya ama 12 den sonra sohbete daldik baya. O sirada sonsuz odali otel ornegi gecti bi ara. Ali Nesin’den cikti sanirim. Su an eksisozluk’ten ogrendigime gore David Hilbert bulmus bu ornegi. Ama benim aklima direk Ali Nesin geliyor. Cunku Turkce cevirisini o yapmisti guzelce. Matematik Dunyasi dergisinde. Buraya yazacaktim aslinda ama uzun baya. Asagida linki veriyorum. Bence okuyun sıkılmadan. Cok guzel anlatmis.

Indirmek isteyenler icin

Google Preview sayfasi